Turklerklani Blog

Laptoplu Blogcu

Çarşı Geri Dön

6 Yorum


İlk geçen sabah çarşı sitesine girdim saat 5.30 sularında bu yazıyı gördümdü.Sonra sabah haberlerinde mesut yar’ı izlerken bunun doğru olduğunu öğrendim çarşı kapalı oldu artık kapalı çarşı oldu.Çarşı beşiktaş’ın üzerine çıkıyor diyenlere aptallara salaklara yazıklar olsun başka denilebilecek birşey yok.Bu karalıklar kara lekeler içindeki futbolumuza beyazlıklar sunan belkide Türk futbolunun en iyi tanınmasını sağlayan tek şey tek büyüklük çarşılı olmak bir Fenerbahçe’liyim ama çarşı gibi bir taraftar grubunun kapanmasını hiç sevinmedim.Bunu yaptıranlar utansın çarşı başı dik göğsü kabarmış şekilde çarşı olarak hatırlanacaktır.Keşke geri dönebilseler.Kapakra şike bahis teşvik gibi olayların kesinlikle var olduğu ülkemize yakışan tek futbol unsuruydu çarşı.Kan vermek herşey vardı onlarda Beşiktaş İnönü Stadyumu’nda Fenerbahçe Beşiktaş maçına gitmiştim orada kulakları sağır eden şiiiiittttt 1,2,4 beşiktaş,başiktaş,lelelalala gibi o sesler dünyanın hiç bir yerinde yoktu o ses kadıköyden duyulabilecek bir sesti.Çarşı neden gidiyorsun ki kalıp beşiktaşı bu gibi yıpratanalra karşı olsana çarşı herşeye karşı ama beşiktaşı bu gibi hamlelerle yıpratmak isteyenler karşı değil galiba üzüntü ile belirtirim.Yaptıkları açıklama ise şöyle;

Çeşitli badirelerin, sayısız hüzünlerin ve nice sevinçlerin dışa vurumudur bu film.

Aslında bu film, bir hayatın yollara nasıl aktığının bir belgeselidir de…

Gönül isterdi ki şampiyonlukla kucaklaşılmış bir senede bacak bacak üstüne ataraktan “inanın çocuklar başardık” şarkılarını söyleyerekten ve de şöyle 32 dişimizle gülerekten bir fotoğraf karesinde olalım.

Lakin, çok sakin bir şekilde söyleyelim ki; Beşiktaş Camiası’nı o fotoğraf karesinde buluşturmak istemeyen güçler var.

Amatör ruh, profesyonel düşünce içinde hazırlanmış bu filmde belki birşeyler hissedeceksiniz.

Kıpır kıpır olan yanınıza kulak verin. Çünkü o yanınız size mutlu bir fotoğraf karesinin adresini söyleyecektir.

Beşiktaş’ı yaşamak, Çarşı’yı hissetmek, tutkunlarına bir peri masalı gibidir.

Dinleyenlerine bir zamk gibi yapışan bu aşk yaşayanlarına neler eylemektedir?

Hiç düşündünüz mü?

Devamlı sırtında kamburla dolaşan, ama negatif ama pozitif mutlaka eleştirilen, her daim içine çomak sokulan, dudak dudağa bile hayalken, göz göze sevişmelerine bile ferman çıkartılan bu coğrafyayı…

Hiç düşündünüz mü?

Bağırıyorken de, bağırmıyorken de her şekilde her dönemde para alıyorlar düye suçlanan, seviyesiz muhabbetlerin odak noktası bu haritanın ızdıraplarını hiç düşündünüz mü?

Ve siz “karşı” olmak ne demektir bilir misiniz?

Düşünün bakalım.

Tam 1,5 saatiniz var.

Mahallenin hep kötü çocuğuyduk.

Hep içimizden, gönlümüzden birşeyler katmaya çalıştık.

Ama yalnızca çalıştık.

Zaman denilen amansız girdapla hep dalga geçtik.

Zamanın tümünü Beşiktaş’la geçiren bu kitlenin ne yaptığını “zaman” bile anlayamazdı eminiz.

İyi, kötü, güzel, çirkin, farklı, ayrıcalıklı, hit ve hep bir numara birçok imzamız oldu.

Her şeyi Beşiktaş için yaptığımıza kalıbımızı basardık.

Hala da basarız.

Lakin bunları yaparken,
galiba
sanırım
zannediyorum
ve hissediyorum ki zarar veriyormuşuz.

Şanlı, şerefli camiamızı rahatsız etmeye başladığımızı hissettik sanki. Biz fazlaysak, biz birilerinin adamıysak, biz Beşiktaş’sız bir hayat yaşamaya başlamışsak ve biz zarar veriyorsak hemen gidebilirdik.

Herşey Beşiktaş için değil miydi?

Aslında herşey geçen sene “satılmış Çarşı” diye bağırıldığında başladı.

Yazık kere yazıktı. Tam bırakıyorduk ki…

24 Saat Beşiktaş’ı yaşarken Beşiktaşsızlık nasıl bir duyguydu ki?

Ve biz nereye gidiyorduk?

Dedik ki zamansız ayrılıkları sevmiyoruz, uygun zamanını bulalım öyle terkedelim diyarı.

Ama baktık ki; hakaret almış başını gidiyor ve dayanılmaz bir ızdırap var içimizde ve biz kimin hakaret ettiğini bile göremiyoruz, masket takmış bir sürü insan atıp tutuyor…

Sessizce ve kimsesizce ayrılmak geçti içimizden, hem bu limandan, hem bu can evimizden.

Bu kararı verirken kaburgamızın tam ortasına saplanan bir hain hançeri sizle paylaşmak istiyorum:

“Çarşı Beşiktaş’ın üstüne geçti”

İşte bu halüsülasyon ve sınırı belli olmayan dedikodulardan dolayı…

Beşiktaş neresiydi, Çarşı kimdi? Bu ne yaman çelişkiydi ki…

Şanlı Beşiktaş olmasa Çarşı olurmuydu ki?

Neyse…

İnşallah geriye bayrağı göklerde, şerefi yedi düvelde bir tribün bırakıyoruz. Dinlenmek ve yapılacakları görmek bizim de hakkımız sanırım.

Hakkımız geçtiyse size hakkınızı helal edin.

Biz bizimkileri sizlere helal ediyoruz.

ÇARŞI

adına Alen Markaryan

İnşallah Alen MARKARYAN’ın 1,2,3 şiiiittt gibi amigo işaretlerini tekrardan görebiliriz.

Yazar: Ali

Adım ali adımı sorabilirsin de özel hayatımdan sanane be insan :)

6 thoughts on “Çarşı Geri Dön

  1. Çok üzüldüm bunun olmasına inşallah geri dönerler

  2. Yaşasınnnn bir beşiktaşlıdan kurtulduk en büyük cimbom beyler bu böyle bilinsin.Feneride BJk yide s*ker

  3. bence çok iyi oldu kapanmaları böyle bir boka yaradıkları yoktu şimdi süper oldu işe yaramayan beşiktaşın işe yaramaz topluluğu işte ne olcak

  4. sensin lan aptal ölümüne ultraaslan feneride bjk’yide siker

  5. beyler çok ayıp bu türkiyenin değil dünyanın tanıdığı bir taraftar grubu dünyanın 1 numarası seçilmiş bir grup çarşı nın kapanması bütün galatasaraylıları fenerbahçelileri sevindirdi ama bazı ameleler anlamıo

  6. merhaba yunus ben Fenerbahçeliyim güzel yorumuna katılıyorum bazı ameleler anlamamakta Fenerbahçeliyim bu grubun kapanması beni çok üzdü maçlarda en azından onları seyrederdik.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s